Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, 24-25 Nisan 1915’te başlayan Çanakkale Kara Savaşları’nın yalnız cephe hattında verilmiş bir muharebe olmadığını, doğrudan milletin kaderini tayin eden tarih kırılması olduğunu ifade etti. Aydemir, Arıburnu, Seddülbahir ve Conkbayırı’nda yürütülen mücadelenin sadece askeri direnişle açıklanamayacağını, bunun aynı zamanda millet olma şuurunun ete kemiğe büründüğü büyük bir destan olduğunu söyledi.
Aydemir, 25 Nisan 1915 sabahı İtilaf kuvvetlerinin Gelibolu Yarımadası’na çıkarma yaptığını hatırlattı. Özellikle Anzak birliklerinin Arıburnu’na yöneldiğini, Seddülbahir hattında yoğun çatışmalar yaşandığını belirten Aydemir, Osmanlı birliklerinin ağır şartlara rağmen geri çekilmeyerek siper savaşı içinde emsalsiz bir direnç ortaya koyduğunu vurguladı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19. Tümen Komutanı olarak inisiyatif almasının savaşın seyrini değiştirdiğini dile getirir
Aydemir, “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum” emrinin savaş tarihinde sadece askeri karar olarak okunamayacağını, bu iradenin millet vicdanında kökleşen fedakârlık anlayışını temsil ettiğini değerlendirdi. 57’nci Alay’ın Conkbayırı hattında verdiği mücadeleyi bu ruhun zirvesi olarak niteledi.
Çanakkale’de aylar süren kara savaşlarının Ağustos Anafartalar taarruzlarıyla yeni safhaya geçtiğini kaydeden Aydemir, Anafartalar Grup Komutanlığı görevini üstlenen Mustafa Kemal’in taarruzları durdurarak cepheyi tuttuğunu, bu başarının işgal planlarını bozduğunu söyledi. Aydemir’e göre Çanakkale’de savunulan yalnız bir yarımada olmadı; Anadolu’nun geleceği savunuldu.
CEPHEDE YAZILAN MİLLET İRADESİ
Aydemir, Çanakkale’de savaşın sadece askerler eliyle yürütülmediğini, cephe gerisinin de bu direnişe omuz verdiğini ifade etti. Anadolu’nun farklı vilayetlerinden gelen gençlerin aynı siperde buluştuğunu, bu tablonun ortak millet kimliğini kuvvetlendirdiğini vurguladı. Eğitim çağındaki gençlerin, medrese talebelerinin, çiftçilerin, işçilerin aynı safta yer almasını tarihî bir birlik tablosu olarak değerlendirdi.
Çanakkale Kara Savaşları’nda lojistik sıkıntılar, mühimmat darlığı ve ağır kayıplara rağmen direnişin sürdüğünü belirten Aydemir, bu tabloyu inanç ve vatan bağlılığıyla açıkladı. Siperler arası mesafenin metrelerle ölçüldüğü, yakın muharebenin yaşandığı bu cephede gösterilen sabrın dünya harp tarihinde ayrı yerde durduğunu söyledi.
Aydemir, Çanakkale’nin Kurtuluş Savaşı’na moral zemin hazırladığını, Cumhuriyet’in fikrî ve askerî mayasının burada güç kazandığını da hatırlattı. Şehitleri rahmetle anan Aydemir, gazilerin fedakârlığının millet hafızasında diri tutulmasının tarih sorumluluğu olduğunu ifade etti.
24-25 Nisan Çanakkale Kara Savaşları’nın 111. yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 57’nci Alay neferleri ve bütün aziz şehitlerin minnetle yâd edildiğini belirten Aydemir, Çanakkale ruhunun bugün de milli birlik şuuru için canlı referans olduğunu vurguladı.