Ana Sayfa Teknoloji Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Dünya Gezi-Mekan Spor Yerel Haberler








Krediler tükeniyor
Krediler tükeniyor
Başkentliler yazarlarla buluşuyor
Başkentliler yazarlarla buluşuyor
Ağaçlar kurudu vatandaş tepkili
Ağaçlar kurudu vatandaş tepkili
Ulus istasyonunda nöbet değişimi
Ulus istasyonunda nöbet değişimi
Esenboğa Metrosu ihaleye gün sayıyor
Esenboğa Metrosu ihaleye gün sayıyor

Markar Esayan

Türkiye’de siyasetin diyalektiği...
9 Ekim 2017 Pazartesi

Tek tip Batıcı bir yaşam biçiminin Türkiye’de esas haline getirildiği ve laikçi elitlerin iktidarı elinde tuttuğu bir dönemden sonra gelen AK Parti döneminin o kadar kolay hazmedileceği zaten beklenmemeliydi. Burada yönetici elit ile onları kerhen desteklemiş “laik kesim” vatandaşları birbirinden ayırmak gerekli.

Demokrasi bir anlamda da temas demektir. Farklı yaşam biçimlerinin bir arada ciddi sorunlar olmadan yaşaması için demokrasi taban şartken, sorunlu bir ülkede demokrasinin gelişmesi, kompartımanlarda yaşayan kesimlerin kamusal alanda karşılaşmalarının önünü açar. Yani bir yandan gerilimi çözecek unsur, aynı zamanda gerilimi besleyen karşılaşmalar yaratır.

Bu manada, AK Parti iktidarlarında yaşanan normalleşme ve eşitlenme durumu, yapılan reformlar ve kentleşme ile birlikte düne kadar pek karşılaşmayan kesimler karşı karşıya geliyordu. Bu karşılaşma sadece üniversitede veya artık başörtülülerin de çalışabildiği resmi binalarda yaşanmadığı için, ekonomik alanda pastanın paylaşımında sorun yaşanacağı, bu sorunun da yine sıradan “laik” vatandaştan önce, iktidar tekeli sayesinde uzun süre rekabet ortamı olmadan para kazanan kesimleri hareketlendireceği açıktı.

İşte bu noktada CHP, iş dünyası ve medya öne çıkıyordu. Ancak sadece bu üst temsil alanları ile AK Parti’ye karşı bir iktidar savaşı vermek mümkün değildi. Bu mücadelede toplumsal destek gerekiyordu. Bu da yeni bir durumdu; çünkü iktidar tehlikeye girdiğinde eskiden modern veya postmodern darbe yapmak mümkünken, artık bu öyle olmaktan çıkmıştı. Bu ilk evreydi.

Yine paradoksal olarak, AK Parti ülkede millet iradesini merkezi hale getirmekte başarılı oldukça, ona karşı iktidar mücadelesi veren bu üst yapılar hem tahkim oldu, hem şiddet üretecek başka adresler aradı. Burada FETÖ ile girilen yakın ilişkiler, PKK’nın normalleştirilmesi eğilimi ortaya çıkıyordu.

Ancak 15 Temmuz ve PKK’nın hendek taktiği geri püskürtüldüğünde, üzerine bir de 16 Nisan referandumu millet iradesini artık merkez aktör haline getirildiğinde, toplumsal destek daha önemli hale geldi. Yani ikinci evreyi de böylece tamamlamış olduk.

Dolayısıyla, şu anda üçüncü evredeyiz. Bu noktada “laik kesim”in olabilirse bir darbe, olamazsa da bir kültür çatışmasına hazır tutulmasına çalışılıyor. Böyle bir bakış açısında, ülkenin normalleşmesi, normal bir siyasi gündeme dönmesi istenecek son şey olacaktır. Böyle bir durumda, AK Parti’nin de kendi seçmenini tahkim etmeye yöneleceği, “laik kesim”e ulaşma noktasında daha az fırsatı olacağı da hesaplanıyor.

“Laik kesim”i gergin tutarak 2019 seçimlerinde bir devri sabık fırsatı yakalanacağı, bu arada bölgesel gerginliklerin, Batı’nın desteğinin ve ekonominin kötüye gitmesi temennisinin yardıma koşacağı hesaplanıyor. Böylelikle, yüzde 48’in CHP oyu olmadığı bilindiği halde, yükseltilen gerginlik ve pompalanan umutsuzluk ile başarının geleceği düşünülüyor.

Lakin yine paradoksal olarak, bu türden hamleler boşa çıktıkça, CHP ve diğer üst yapılar, Türkiye’de millet iradesinin güçlenmesine yardımcı oluyorlar. Her antidemokratik hamle başarısız olduktan sonra, demokrasinin güçlenmesine yol açıyor.

Siyasetin diyalektiği Türkiye’de böyle yaşanıyor.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANKARA GAZETESİ
ANKARA
YAZARLAR
 Mehmet Algan
Mehmet Algan
Afrin Operasyonu
Mehmet Metiner
Mehmet Metiner
Zafer yakındır!
Vedat Bilgin
Vedat Bilgin
Anketçiler ve güdümlü kamuoyu
Markar Esayan
Markar Esayan
Bir ülkeyi sevmek demek: Kolsuz Agop…
Aydın Ünal
Aydın Ünal
HDP faşizmi çöküyor…
Münir SAATCİ
Münir SAATCİ
Ekonomi'de 1 Numara Türkiye
TWITTER'DA ANKARA GAZETESİ
FACEBOOK'TA ANKARA GAZETESİ
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Yeni dönemde Terörle Mücadeleyi nasıl buluyorsunuz?

Kötü
Çok iyi

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Ana Sayfa Teknoloji Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Dünya Gezi-Mekan
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri