Ana Sayfa Teknoloji Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Dünya Spor Yerel Haberler
Çin, Kuşak ve Yol ülkeleriyle 940 milyar dolarlık anlaşma imzaladı
Çin, Kuşak ve Yol ülkeleriyle 940 milyar dolarlık anlaşma imzaladı
İçişleri Bakanlığı'ndan 23 Nisan genelgesi
İçişleri Bakanlığı'ndan 23 Nisan genelgesi
D vitamini eksikliği COVID-19 hastalığının şiddetini artırabilir
D vitamini eksikliği COVID-19 hastalığının şiddetini artırabilir
Küresel piyasalar
Küresel piyasalar
Piyasalar Avrupa Merkez Bankası toplantısında odaklandı
Piyasalar Avrupa Merkez Bankası toplantısında odaklandı

Vedat Bilgin

Stop emperyalizm!
8 Mart 2021 Pazartesi

Amerika'da New York'un en önemli meydanında en görünür reklam mecrasında yer alan; Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik saldırıyı duymuşsunuzdur. Bunun öylesine 'FETÖ işi' diyerek geçiştirilecek bir konu olduğunu düşünmek sadece yanıltıcı değil, aynı zamanda meseleyi anlamamak olacaktır.

Öncelikle FETÖ diye bilinen yapının kendisi doğrudan doğruya bir istihbarat organizasyonudur ve bu yapı 'The Cemaat' diye bilinen sümsüklerin becerecekleri bir iş değildir; onlar sadece devşirilerek, ülkelerine ihanet ederek kendilerine verilen rolü ezberleyip oynayan elemanlardır. Bu yapıda yer alanların kamuoyunda görünenlerinin bile ne kadar vasıfsız, ezik, kendi başlarına herhangi bir konuyu temsil etme çapları bulunmadığı için en faal oldukları dönemlerde dahi o günlerde kamuoyunun bildiği isimlerin, gazeteci, yazar, aydın, sanatçı, akademisyen gibi sıfatları olan insanların arkasına saklanarak, sinsice birtakım faaliyetlerde bulundukları henüz unutulmamıştır.

OYUN BİTTİ Mİ!

Bu zihniyettekilerin, bu silik, şahsiyeti gelişmemiş tiplerin, Soğuk Savaş'ın 'Yeşil Kuşak' operasyonunda Türkiye karşıtı bir rolde yapılandırıldığını 15 Temmuz ihanetinden sonra artık bilmeyen kalmamıştır. O halde, New York'taki saldırıda kullanılan elemanlara değil, işin sahibinin kim olduğuna bakmak gerekmez mi?

Burada sorulacak sorular şunlardır: 1.Neden Erdoğan'a saldırmaktadırlar; 2. Peki neden şimdi? Bu soruların cevabını birincisi, Türkiye'nin ABD ile dolayısıyla Batı sistemiyle ilişkilerinde ortaya çıkan çelişkilerde; ikincisi ise, Türkiye'nin kendi siyasetinde yani bölgesiyle, coğrafyasıyla ve kendi iç siyasetinde yaşadığı değişimlerin neticesinde bulabiliriz.

Hiç kimse kendisini kandırmaya çalışmasın Batı Sitemi bir bütündür ve ABD'nin hegemonyası altında Avrupa'da bu sitemin önemli bir kanadıdır. Bunun içindir ki AB, Türkiye ile ilgili tavrını ABD'ye bakarak, onunla birlikte kararlaştırmaktan bahsetmektedir. O halde sistemle yaşanılan sorun ne olduğunu anlamak için, açıkça şunun söylenmesi gerekir: Türkiye Batıyla Soğuk Savaş'ta kurduğu ilişkiyi değiştirip bağımlılıktan çıkmaya yöneldiği andan itibaren Batı'yla karşı karşıya kalmıştır. Bunun görünür hale geldiği tarih 'One minute' olayıdır.

BATI İÇİN SORUN BÜYÜK

Peki, neden şimdinin cevabı ise, Suriye'de, Libya'da, Irak'ta, İran'da ve Akdeniz'deki gelişmeler etrafında özellikle de S-400'lerin alınmasında saklıdır. Çünkü Türkiye Batı sisteminin yaklaşık yüz yıldır sürdürdüğü emperyalist stratejiye karşı bir tavır ortaya koymuştur ve ABD bunu önce 15 Temmuz faşizan darbe girişimiyle önlemeye çalışmış, bunda başarısız olduktan sonra muhtelif baskı politikalarıyla değiştirmek üzere arayışa girmiştir.

Bugün, sistemin muhtelif saldırıların temelinde Türkiye'nin yürüttüğü bağımsızlıkçı stratejiyi tahkim eden başta S-400'ler olma üzere, Nükleer Santralinin kurulması gibi benzeri büyük işbirliği projelerini engellenmesi arzusu, dahası Türkiye-Rusya-İran ve başta Türk Dünyası ülkeleri olmak üzere Asya açılımının önlenmesi vardır. Çünkü bu yaklaşım, emperyalist stratejinin yaşadığı krizi derinleştirecek bir siyasetin ürünüdür.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANKARA GAZETESİ
ANKARA
YAZARLAR
Vedat Bilgin
Vedat Bilgin
Yarın ayın kaçı?
Ülker Piriyeva
Ülker Piriyeva
Fransa'nın dış politikası tamamen değişmeli
Mehmet Metiner
Mehmet Metiner
Koronavirüsle imtihanım...
Erkan Zorlu
Erkan Zorlu
Kıskançlık derdinin dermanı yok…
Markar Esayan
Markar Esayan
Keşke o kadar basit ve kolay olsa…
Ardan Zentürk
Ardan Zentürk
Yunan'ı ezdirmez, İsrail'i tehdit ettirmezler…
TWITTER'DA ANKARA GAZETESİ
FACEBOOK'TA ANKARA GAZETESİ
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Türkiye'nin aktif dış politikasını nasıl buluyorsunuz?

Doğru Buluyorum
Yanlış Buluyorum
Fikrim Yok

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Ana Sayfa Teknoloji Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Dünya Spor
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri