Ana Sayfa Teknoloji Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Dünya Spor Yerel Haberler
Uluslararası Medya Kurultayı başladı
Uluslararası Medya Kurultayı başladı
Aydemir: ‘15 Temmuz destanı milli vicdanın eseridir’
Aydemir: ‘15 Temmuz destanı milli vicdanın eseridir’
Lavrov: 'NATO ülkeleri Rusya'dan 20 kat fazla savunmaya para harcadı'
Lavrov: 'NATO ülkeleri Rusya'dan 20 kat fazla savunmaya para harcadı'
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii İngiltere’ye çıkartma yapacak
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii İngiltere’ye çıkartma yapacak
Akıncı Üssü davasında tahliye kararı!
Akıncı Üssü davasında tahliye kararı!

Mehmet Algan

Dedemin Yahudi Arkadaşı
9 Şubat 2018 Cuma


Köydeki adıyla Muhammed Selim Bekir kimlikteki adıyla Mehmet Uras. Allah rahmet etsin dedemin ismidir bu. 1912’de Midyat’a bağlı Yolbaşı köyünde doğdu 2003’te İskenderun’da vefat etti. İlmi, hafızası ve cömertliği ile maruf biriydi. Hayatının son evresinde ölüm döşeğindeyken ona hizmet edebilmiş olmayı kendime övünç sebebi sayarım hep.

Dedem hafızasının verdiği kuvvetle hayatının sonuna dek dini kıssalar, Arap mitolojisinden hikayeler anlattı. En büyük zevki de kasetlere doldurduğu dengbejlerin anlattığı hikayeleri dinlemek, meraklı torunlarına Kürtçe’den Arapça’ya tercüme etmekti.

Dedemin başrolünde olduğu köyümüzde geçen bir hikayeyi aktaracağım size bu yazıda. 

1950'lerin başı, dedem bir gün köyün biraz dışında kendine ait, içinde eski bir harabenin olduğu, tepeliğe odun toplamaya gider.

Tepeye vardığında harabenin içinde uzanmış üzerinde geleneksel Arap kıyafetleri olan birini görür. Yaklaşır adamı uyandırır. Tanış olduktan sonra adamı yemek yesin, rahat etsin diye kolundan tutup köye, evine getirir.

Adam kendini Muhammed Yasin Ebu Halep diye tanıtır. Köye yabancı bir adamın geldiğini duyan ahali dede evine toplaşır. Muhabbetler edilir. Tüm köylü bu yabancıyı evinde ağırlamak ister.

Yabancı, dil problemi olmadığı için köye hızlı bir şekilde intibak eder. Köylüyle namaza durur. Süryani alfabeli eski mezar taşlarını okur. Mezar taşlarının Süryanice yazıldığını ama ölülerin Müslüman olduğu bilgisini köylülere verir. Köy Camisinde cemaatle Cuma namazı bile kılar.

Sonra dedemden onu Midyat'a götürmesini ister. Dedem Midyat’a götürür. Sonra bir karakola gitmek ister. Dedem oraya da götürür. Karakola vardığında Suriyeli bir Yahudi olduğunu ve İsrail'i tanıyan bir ülke olan Türkiye'nin onu İsrail'e ulaştırmasını ister.

Karakoldaki polisler hiçbir şey anlamaz. Dedemi ve Yahudi adamı alıp nezarete atarlar. Dedemi nezaretten çıkarılması için o dönemin önde gelen bir ismi devreye girer. Dedemi nezaretten çıkarırlar Yahudi de İstanbul'a yollanır.

1948 yılında ilan edilen İsrail devletinden sonra. Suriye'den Yemen'e, Mısır'dan Fas'a Arap ülkelerinde yaşayan Yahudiler hem Araplardan korktukları için hem de ilan edilen devlete ulaşmak için büyük göç hareketleri başlatırlar.

Muhtemelen Halep Yahudileri de İsrail'i ilk tanıyan ülkelerden biri olduğu için Türkiye'yi transit ülke olarak kullandılar. Dedemin de kısa süre misafir ettiği Yahudi de muhtemelen Halep Yahudisi idi.

Dedemin misafir ettiği Yahudi yıllar sonra dedeme teşekkür içerikli bir kartpostal yollar. Heyecanla hikayeyi anlatan babama "kartpostal nerede" diye sordum. Babam burun kıvırıp "nereden bileyim oğlum dedi". Burada paylaşmak isterdim ama maalesef kartpostal yok.

Ancak 20. yy’da yaşanabilecek bir hikayenin bizim aile ve köy tarihimize yansımış kısmını okudunuz. Tarih sadece ‘’büyük insanlar’’a ait bir alan değil, özellikle son günlerde gündem olan e-devletten alt ve üst soy öğrenme merakından da anlaşılabileceği gibi, ‘’küçük insanlar’’ın da kahraman olabilecekleri bir alandır.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen 3 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANKARA GAZETESİ
ANKARA
YAZARLAR
Aydın Ünal
Aydın Ünal
15 Temmuz ve Hakan Fidan
Markar Esayan
Markar Esayan
Asla yazamayacaksın o şiiri...
Mehmet Metiner
Mehmet Metiner
15 Temmuz korkakların rant kapısı değildir, yiğit bir halkın direnişidir!
Vedat Bilgin
Vedat Bilgin
Müslüman toplumlar neden geri kalmıştı!
Dilek YILMAZ
Dilek YILMAZ
FETÖ mücadelesi giderek sulanıyor
Oylum DEMİRAY
Oylum DEMİRAY
Hiç olmazsa çalışan vekillere yapmayın bunu!
TWITTER'DA ANKARA GAZETESİ
FACEBOOK'TA ANKARA GAZETESİ
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Yeni dönemde Terörle Mücadeleyi nasıl buluyorsunuz?

Kötü
Çok iyi

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Ana Sayfa Teknoloji Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Dünya Spor
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri