Ana Sayfa Teknoloji Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Dünya Spor Yerel Haberler








Ringde Büşra Işıldar, Avrupa şampiyonu oldu
Ringde Büşra Işıldar, Avrupa şampiyonu oldu
Theresa May Brexit'te ısrarlı
Theresa May Brexit'te ısrarlı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moldova Demokrat Parti Genel Başkanı ile görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moldova Demokrat Parti Genel Başkanı ile görüştü
Usta fotoğrafçı Ara Güler yoğun bakımda
Usta fotoğrafçı Ara Güler yoğun bakımda
Putin'in Türkiye ziyareti kesinleşti
Putin'in Türkiye ziyareti kesinleşti

Mehmet Metiner

‘Biz’ Sünniler… ‘Onlar’ Aleviler, öyle mi?
6 Ekim 2018 Cumartesi

Alevilerin yemeği yenir mi yenmez mi? 

Son günlerde tartışılan en can yakıcı konulardan biri bu. Açıkça belirtmek isterim ki “Alevilerin yemeği yenmez!” demek ne kadar sorunluysa, bu hastalıklı zihnin kalıpları içinde “Alevilerin yemeği yenir!” cevabını vermek de bir o kadar sorunlu. Bu bir tehlikeli tuzak. Ayrıştıran ve çatıştıran zihni bir tuzak... 

Ne yani bir densiz çıkıp “yenmez!” dediğinde vereceğimiz cevap “yenir!” şeklinde mi olmalı? Yenilebileceğine dair deliller sunmak mı olmalı? Bence hayır! 

Öncelikle bu tehlikeli ve zehirleyici zihniyeti reddederek işe başlamalıyız. Aksi takdirde “Aleviler” diye başlayan o verili zihniyet içinde vereceğimiz her cevap bir “öteki” üzerinden konuştuğumuz ve bu bağlamda onlara lütufta bulunduğumuz algısı oluşturur ki benim sorunlu gördüğüm de bu işte! 

Toleransçı/müsamahakar bakış açısına yaslanan cevaplar kategorik olarak kendini merkeze oturtan “biz”i sorunlu hale getirir. 

 “Biz” kimiz? 

 “Onlar” kim? 

 “Biz” Sünniler... 

 “Onlar” Aleviler... 

Öyle mi? 

Sünnileri “öteki” olarak gören Alevici anlayış ile Alevileri “öteki” olarak gören Sünnici anlayış hem akidemizi, hem birliğimizi hem kardeşliğimizi zehirliyor. Bu zehri içimize akıtanlar bu kategorik ayrıştırmacı ve düşmanlaştırıcı zihin üzerinden bin yıllardır kanımızı akıtıyorlar. Bugün de İslâm coğrafyasında olup biten budur. 

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bizim Sünnilik-Şiilik/Alevilik diye bir dinimiz yok. Biz aynı dinin mensuplarıyız!” demesi işte bu sözünü ettiğim yeni zihnin inşası için gerekli yapı taşı niteliğindedir. 

“Biz”in içinde hepimiz varız! “Öteki”miz yok bizim! O yüzden “Aleviler” diye başlayan ve onların aslında ne kadar iyi insanlar olduğuna vurgu yapan iyi niyetli açıklamalar bile şahsen bana rahatsızlık veriyor. Biz kendimizi mezheplerimiz üzerinden merkeze oturtup ötekileştirici bir dil geliştirirsek ortak akidemizi berhava etmiş oluruz. 

Hristiyan ve Yahudilerin yemeğini yenilir kabul edenlerin Alevi canlarımız üzerinden bu tartışmayı açmalarını hastalıklı bir zihnin ve düşmanlaştırıcı bir anlayışın ürünü olarak görür reddederiz. Herkes bilsin ki bizi birbirimize düşürüp yemek için pusuda bekleyen alçakların oyununa gelmeyiz. 

Gerisi laf ü güzaftan ibarettir, vesselam... 

   

Üstad Dilipak’a…    

Baştan ayağa samimisin. 

Hakiki bir dava adamısın. 

Zor zamanlarda konuşan mert adamsın. 

Hasbisin. 

Hesabi değilsin. 

Adaletlisin. 

Bu davanın kilit taşlarından birisin. 

Emin ol ki bu özelliklerin dolayısıyla en ağır eleştirilerin bile bu davanın asli sahiplerinde bir rahatsızlık oluşturmaz. 

AK Partililerin baştacısın. Vicdanısın. Davalarının güzel örneklerinden birisin. AK Partililerin ne kadar medar-ı iftiharıysan, AKP’lilerin de korkulu rüyasısın. 

Geçmiş hukukumuza dayanarak, en önemlisi seni Allah için seven bir kardeşin olarak diyorum ki iki şeye dikkat etmelisin: 

Bir: Partiyi ve davamızı güçlü kılmak için yaptığın samimi eleştirilerin Reis’i vurmak için pusuda bekleyenleri sevindirmesin. 

İki: AKP’lilere duyduğun haklı tepki, AK Partililerin elini zayıflatmasın. 

Şikayetinde haklısın. Pek çok eleştirinde de... Lakin bir konuda haksızsın. 

Zorunluluktan ötürü teknik danışmanlık hizmeti alınan Mckinsey’in “dost” edinildiğini, senin gibi hakiki dostların da “düşman” olarak görüldüğünü iddia etmen büyük bir haksızlık. Erdoğan’ın hassasiyetini bilen birisi olarak herkesten çok senin ucu Reis’e dokunacak veya malum çevrelerce Reis’e karşı niyetinden bağımsız kullanılacak bir suçlamayı dile getirirken bin düşünmen gerekmez mi? Bence bu iddianı yeniden gözden geçirmelisin. 

Her zaman her şey hoşumuza gitmeyebilir. Yanlış gördüklerimizi eleştirirken ima yollu dahi olsa birbirimizi itham etmemeye azami dikkati göstermeliyiz diyorum. 

Bilesin ki sevgili üstadım biz seni her halinle seviyoruz. 

 

 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANKARA GAZETESİ
ANKARA
YAZARLAR
Markar Esayan
Markar Esayan
Bu bir dinler savaşı mı?
Mehmet Metiner
Mehmet Metiner
‘Brunson serbest bırakılmalı’ diyenlerin şimdi derdi ne?
Vedat Bilgin
Vedat Bilgin
Putları kırmak
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Şanlı Medine Direnişi - 1
Oylum DEMİRAY
Oylum DEMİRAY
Bu teklifleri çok tuttum
Erkan Zorlu
Erkan Zorlu
Bir hain derdest edilmiş
TWITTER'DA ANKARA GAZETESİ
FACEBOOK'TA ANKARA GAZETESİ
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Yeni dönemde Terörle Mücadeleyi nasıl buluyorsunuz?

Kötü
Çok iyi

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Ana Sayfa Teknoloji Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Dünya Spor
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri