Ana Sayfa Teknoloji Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Dünya Gezi-Mekan Spor Yerel Haberler








Krediler tükeniyor
Krediler tükeniyor
Başkentliler yazarlarla buluşuyor
Başkentliler yazarlarla buluşuyor
Ağaçlar kurudu vatandaş tepkili
Ağaçlar kurudu vatandaş tepkili
Ulus istasyonunda nöbet değişimi
Ulus istasyonunda nöbet değişimi
Esenboğa Metrosu ihaleye gün sayıyor
Esenboğa Metrosu ihaleye gün sayıyor

Vedat Bilgin

AK Parti’nin kimliğini tartışmak!
9 Ekim 2017 Pazartesi

Son zamanlarda medyada AK Parti’nin kimliğinin tartışıldığına şahit olunmaktadır. Üzerinden bunca yıl geçmesine rağmen, üstelik kurulduğu günden bu tarafa sadece Türkiye’de değil uluslararası çevrelerde de merak edilip üzerinde çokça konuşulmuş, yazılıp-çizilmiş bu konunun, bir ‘siyasi kimlik nedir, bunun analizi nasıl yapılır’ deyip üzerinde durup düşünmeden, bir futbol maçı hakkında ileri geri konuşur gibi ele alınması, işin sadece ciddiyetsizliğini göstermekle kalmayıp, yapılan yorumların art niyetli olduğunu da ortaya koymaktadır.

“’Bir siyasi partinin kimliği nedir, nasıl oluşur, sonra nasıl analiz edilir’ sorularına bakmak için, şu tespitleri yapmak gerekir. Partilerin kimliği tarihsel ve toplumsal fikirlerin oluşum süreçlerinde, siyasal mücadeleler ve ideolojik farklılaşmalar ekseninde oluşur. Bu tür toplumsal mücadele ve temeller mevcut değilse orda kendisini nasıl tanımlarsa tanımlasın ortaya çıkan partiler ancak tabelalarının asıldığı yerde var olurlar siyaset sahnesinde kendilerine yer bulamazlar.”

Siyaset geleneği ve parti?

Örnek olarak yakın tarihimizde bu tür arayışlar sonrası kurulan bazı partilerden bahsedebiliriz. Bugün adını sorsak sokakta kimsenin bilemeyeceği YDH’nın ultra liberalizm iddialarıyla kurulduğunu fakat bu iddiaların dayandığı toplumsal bir zemin olmadığı için binde bilmem kaç oranında bir oy aldıktan sonra kaybolduğunu hatırlayabiliriz. Yine adı İşçi veya Emekçi partisi olan (bugüne kadar her iki ismi de kullanan çok sayıda partinin olduğu biliniyor) fakat işçi sınıfıyla, onun organik yapısı ve oluşum sorunlarıyla alakası bulunmadığı için bir varlık gösteremeyen kaç partinin adını doğru dürüst bilen vardır?

Demek ki partilerin kimliği, toplumsal farklılaşmalar, siyasal mücadeleler, siyasi beklenti ve siyasal taleplerin belli düşünce ve ideolojiler etrafında örgütlenmesi ve bunların siyasal bölünmelere dönüşmesi sürecinde oluşturur. Bir partinin kimliğini belirlemek ‘haydi bir parti kuralım ve onu şöyle tanımlayalım’ şeklinde bir tavrın sonucunda değil, toplumsal ilişkiler düzeyinde ortaya çıkar. “Bu sebeple bir partinin kimliğini analiz etmek için, onun tarihsel toplumsal farklılaşmalar düzeyinde hangi geleneğin temsilcisi olduğuna, hangi siyasal mücadele çizgisinde hangi fikri temellere dayandığına bakmak gerekir.”

Bu açıdan baktığımızda, Türkiye’nin toplumsal tarihinde ayrıntısına giremeyeceğimiz çok genel iki siyasal çizginin farklılaşmasından bahsetmek durumundayız. Bunlardan biri, Batıcı, kendi uygarlık çizgisinden uzaklaşmayı ideal haline getiren, bunu devletin siyaseti yapmak isteyen, bürokratik elitlerin siyaset geleneği etrafında şekillenen partilerin siyasal kimliğidir. Diğeri ise, kendi uygarlık alanında kalmak isteyen, bu anlamda korumacı/muhafazakâr yerli elitler ve Batıcı elitler tarafından devlet üzerinden kültürü tasfiye edilmek istenen ‘sivil halkın’ siyasal birlikteliğine dayanan partilerdir.

Partiler ve kimlikler

AK Parti bu tarihsel siyasal bölünmenin 21. yüzyıldaki temsilcisi olarak ortaya çıkmıştır ki bu aşamada toplumun taleplerinin kültürel varlığını koruyarak/muhafaza ederek, kalkınmak, gelişmek olduğunu tespit etmek mümkündür. Bunu gerçekleştirmenin yolu da demokrasidir.

Dolayısıyla AK Parti’nin kimliğinin, kendi uygarlık değerlerini koruma anlamında muhafazakarlık, yerli kültürü ve ülkenin birliğini ve bağımsızlığını savunmak anlamında milliyetçilik, bunları milli iradeye dayanarak gerçekleştirmek amacıyla demokratik değerler tarafından şekillendirildiğini anlamadan partinin kimliğini tartışmak anlamsızdır.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANKARA GAZETESİ
ANKARA
YAZARLAR
 Mehmet Algan
Mehmet Algan
Afrin Operasyonu
Mehmet Metiner
Mehmet Metiner
Zafer yakındır!
Vedat Bilgin
Vedat Bilgin
Anketçiler ve güdümlü kamuoyu
Markar Esayan
Markar Esayan
Bir ülkeyi sevmek demek: Kolsuz Agop…
Aydın Ünal
Aydın Ünal
HDP faşizmi çöküyor…
Münir SAATCİ
Münir SAATCİ
Ekonomi'de 1 Numara Türkiye
TWITTER'DA ANKARA GAZETESİ
FACEBOOK'TA ANKARA GAZETESİ
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Yeni dönemde Terörle Mücadeleyi nasıl buluyorsunuz?

Kötü
Çok iyi

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Ana Sayfa Teknoloji Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Dünya Gezi-Mekan
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri