Ana Sayfa Teknoloji Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Dünya Spor Yerel Haberler








Ringde Büşra Işıldar, Avrupa şampiyonu oldu
Ringde Büşra Işıldar, Avrupa şampiyonu oldu
Theresa May Brexit'te ısrarlı
Theresa May Brexit'te ısrarlı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moldova Demokrat Parti Genel Başkanı ile görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moldova Demokrat Parti Genel Başkanı ile görüştü
Usta fotoğrafçı Ara Güler yoğun bakımda
Usta fotoğrafçı Ara Güler yoğun bakımda
Putin'in Türkiye ziyareti kesinleşti
Putin'in Türkiye ziyareti kesinleşti

Vedat Bilgin

ABD’nin İsrail çıkmazı!
14 Şubat 2018 Çarşamba

ABD, İsrail için Ortadoğu’yu gözden çıkarabilir mi? ABD’nin bugüne kadar sürdürdüğü temel yanlış Ortadoğu’da barış içinde yaşayacak bir İsrail politikasını yani Siyonist anlayışa, ırkçılığa rağmen savunmakta başarısız olmasıdır. ABD’de hatta Batılı diğer ülkelerde etkin bir Yahudi varlığının; özellikle finansal sermaye ve medya gücünün, siyasal ve entelektüel elitlerinin bulunduğu ve etkin oldukları bilinen bir husustur.

Bu durumun, Batı sisteminin Ortadoğu’da barış içinde bir arada yaşayacak İsrail politikasının oluşmasının önünü tıkadığı söylenebilir. Bu konunun uzun süre sorun olarak algılanmaması, Batı sisteminin hegemonik üstünlüğünün geçerli olmasına bağlıdır. Bir anlamda İsrail’in kuruluşundan bu yana Batı dünyasından bulduğu desteği, 67 Arap-İsrail savaşından sonra işgalci ve yayılmacı bir siyasete dönüştürmesi ve bunu kalıcı hale getirmesini, o konjonktürün sunduğu imkânlarla ilişkilidir.

ABD-İSRAİL-ORTADOĞU

“Bugün aynı siyasetin sürdürülmesinin şartlarının hızlı bir şekilde ortadan kalktığı bir süreç yaşanmaktadır. Günümüzde Batı sisteminin hegemonik üstünlüğünü kaybettiği bir tarihsel dönemden geçildiğini gösteren birçok gelişme söz konusudur. Zaman zaman ele aldığımız ekonomiden, teknolojiye, ticaret ilişkilerinin yön değiştirdiği yeni eğilimlerden bölgelerin politik dengelerine kadar her şeyin değiştiği bir dönemde eski ilişki biçimini sürdürmenin sınırına gelinmiştir.” Burada meydana gelen yeni konjonktür dalgalarının ortaya koyduğu, ABD tarafından cevaplandırılmasının hayati bakımdan önem kazandığı yeni sorular bulunmaktadır.

Bu soruların cevapları bir boyutuyla doğrudan dünya sisteminin değişim hızıyla yani ABD yüzyılının ömrünün ne kadar süreceğiyle ilgiliyken diğer boyutu da Ortadoğu’nun geleceğinde İsrail’in yeriyle ilgilidir. Bu sorulardan birincisi şudur: ABD, İsrail’in uluslararası hukuku, insan haklarını yok sayan yayılmacı siyasetine destek vererek, kendisinin Ortadoğu’daki varlığını tehdit eden politikaları sürdürebilir mi?

İkinci soru, dünya sistemi değişirken ABD’nin bu yanlışta ısrar etmesi Ortadoğu halklarıyla ABD arasındaki çelişkilerin artmasına yol açmaya devam edecektir ki bu çelişkilerin büyüme sürecinde ABD’nin bölgedeki konumunu, ‘vesayet altına aldığı rejim ve yöneticiler’ vasıtasıyla devam ettirmesi ne kadar sürecektir? Üçüncü soru ise doğrudan doğruya İsrail merkezli ya da İsrail’in geleceğini önceleyen bir politika için ABD’nin bölgenin haritasını değiştirmeye kalkmasının, ABD’nin bölgeden dışlanması gibi bir netice vermesi ihtimali göz önünde bulundurulmuş mudur?

ÇANLAR ÇALIYOR?

Soruları uzatmak dünya sisteminin patronaj koltuğunda oturan ABD’nin bütün bu çabalarının ‘maliyetini kendi halkına nasıl yansıtacağını’ hesaba katıp katmayacağından, terör örgütü PKK/PYD’ye verdiği desteğin meydana getireceği terör kültürünün, bu ortamda büyüyen çocukların, gelişen terör örgütlerinin Avrupa’ya yansımalarının ne olacağına kadar, birçok hususu daha sorgulamak mümkündür fakat bunların bir dünya devleti için söz konusu edilmesi dahi başlı başına sorunun büyüklüğünü ortaya koymaya yetmez mi?

“Kısaca, şurası açıktır ki ABD artık hegemonik üstünlüğünü kaybetmektedir ve İsrail’i normalleşmeye yani işgal ettiği toprakları terk ederek, uluslararası hukuka saygılı bir biçimde barış içinde bir arada yaşamaya razı olmaya ‘ikna’ edememenin bedelini ödemek durumunda kalacaktır.” Bunlardan ilki, Ortadoğu’da meydana getirdiği istikrarsızlaşma, sınırları yeniden çizme siyasetinin ABD’yi bölgeden tasfiye etmesidir; diğeri ise, İsrail’in geleceğini tehlikeye atarak var olmasının meşruiyetini ortadan kaldırmasıdır. Problemin cevabı bu sorudadır: ABD, Türkiye’ye rağmen neden PKK/PYD ile müttefiktir?

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANKARA GAZETESİ
ANKARA
YAZARLAR
Markar Esayan
Markar Esayan
Bu bir dinler savaşı mı?
Mehmet Metiner
Mehmet Metiner
‘Brunson serbest bırakılmalı’ diyenlerin şimdi derdi ne?
Vedat Bilgin
Vedat Bilgin
Putları kırmak
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Şanlı Medine Direnişi - 1
Oylum DEMİRAY
Oylum DEMİRAY
Bu teklifleri çok tuttum
Erkan Zorlu
Erkan Zorlu
Bir hain derdest edilmiş
TWITTER'DA ANKARA GAZETESİ
FACEBOOK'TA ANKARA GAZETESİ
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Yeni dönemde Terörle Mücadeleyi nasıl buluyorsunuz?

Kötü
Çok iyi

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Ana Sayfa Teknoloji Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Dünya Spor
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri