Ana Sayfa Teknoloji Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Dünya Spor Yerel Haberler








Umar ısrarı
Umar ısrarı
Örnek bahçede ilk hasat
Örnek bahçede ilk hasat
Fotoğraflarla sığınmacı hikayeleri
Fotoğraflarla sığınmacı hikayeleri
Bilkent’te Carmina Burana konseri
Bilkent’te Carmina Burana konseri
İlk sezonda Avrupa’ya
İlk sezonda Avrupa’ya
HABERLER>ARAŞTIRMA-İNCELEME
14 Mayıs 2018 Pazartesi - 10:34

Ankara keçisinin saray yolculuğu

16. yüzyılda Ankara keçisi tiftiğinden elde edilen, Osmanlı ve Avrupa saraylarına giren Sof kumaşı, yüzyıllar sonra VEKAM’ın sergisi ile Başkent’e geri döndü. VEKAM Direktörü Filiz Yenişehirlioğlu, tiftiğin yeniden dünyaya açılması için çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi.

Ankara keçisinin saray yolculuğu

Son yıllarda nesli azalan milli ırk Ankara keçisinin tiftiğinden eğrilen iplikle dokunan ve 16. yüzyıldan itibaren Venedik, Hollanda, İngiltere, Fransa, Polonya gibi Avrupa’nın önemli merkezlerinde ticareti yapılan Ankara sof kumaşı, Rahmi M. Koç Müzesi’nde açılan özel bir sergiyle yeniden gün yüzüne çıkıyor. Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (VEKAM) tarafından hayata geçirilen ‘Tarihi Dokumak: Bir Kentin Gizemi’ adlı sergide, Ankara Etnografya Müzesi, Sadberk Hanım Müzesi ve Topkapı Sarayı Müzesi koleksiyonlarında bulunan sof kumaşlar ile tiftikten üretilmiş çeşitli eserler yer alıyor. Ankara’nın 18. yüzyıla tarihlenen, en önemli temsillerinden biri olarak kabul edilen Hollanda Rijksmuseum’daki ‘Ankara Manzarası’ adlı tablonun orijinali de, sergi kapsamında Türkiye’de ilk kez tarih meraklılarıyla buluşuyor. VEKAM Direktörü Filiz Yenişehirlioğlu menşei Başkent olan Ankara keçisi tiftiğinden elde edilen kumaş üretimi ve sof dokumacılığının 19. yüzyıla gelindiğinde azalarak son bulduğunu belirtiyor. Yenişehirlioğlu, dünyaya ün salan ve bir dönem kente büyük gelir kapısı Ankara keçisi tiftiğini Hürriyet Ankara’ya anlattı:

 

OSMANLI’DA KULLANILMAYA BAŞLANDI

“Bir buçuk yıllık araştırma sonunda ipeğe benzediğini ve bu sebeple çok tercih edilen bir kumaş olduğunu anladık. İnce, yünlü, hem ısıtıyor hem de serin tutuyor. Osmanlı döneminde su geçirmediği için yelken bezi olarak kullanılmış gemilerde. Döşemecilikte ve Avrupa’ya ihraç edilmiş, bebeklerin saçlarında rastlanıyor. Belgelere göre, Topkapı Sarayı’na gidiyor; yurt dışında İngiltere, Hollanda, Fransa, İsveç’e ulaşıyor ve oralarda saraylarda da giyiliyor.

 

OSMANLI’DA KULLANILMAYA BAŞLANDI

“Bir buçuk yıllık araştırma sonunda ipeğe benzediğini ve bu sebeple çok tercih edilen bir kumaş olduğunu anladık. İnce, yünlü, hem ısıtıyor hem de serin tutuyor. Osmanlı döneminde su geçirmediği için yelken bezi olarak kullanılmış gemilerde. Döşemecilikte ve Avrupa’ya ihraç edilmiş, bebeklerin saçlarında rastlanıyor. Belgelere göre, Topkapı Sarayı’na gidiyor; yurt dışında İngiltere, Hollanda, Fransa, İsveç’e ulaşıyor ve oralarda saraylarda da giyiliyor.

SADECE ANKARA VE ÇEVRESİNDE ÜRETİLDİ

En son Finlandiya’da bir arkeolojik sualtı batığında ortaya çıktı. Ankara, bu kumaşın üretiminden elde edilen vergi kapsamında Osmanlı İmparatorluğu’nda İstanbul ve Bursa’dan sonra en çok vergi veren şehir. Ankara çevresinde Tosya, Kastamonu ve Beypazarı’nda iplik olara üretiliyor ve kumaş dokunuyor. Son ürünler Ankara’da cendereden geçirilerek, doğal boyalarla renklendiriliyor. Çiftçilerle de görüştük. Bir ara Cumhuriyet döneminde pazarı canladırmak için Türkiye Tiftik Cemiyeti kurulmuş. Hatta bir pazarlama gemisi yapılarak Türk malları dolaştırılmış. Yeniden canlandırmak için çabalanmış ancak 19. yüzyıla kadar sadece Ankara’da yaşayan keçiler, bu tarihten sonra Güney Afrika, Yeni Zellanda ve Amerika’da üretilmeye başlıyor.”

ESKİ DEĞERİNİ KAZANABİLİR

ANKARA keçisi tiftiğinin yeniden dünya çapında tanınır hale gelmesi için çalışmalar yapılması gerektiğini belirten Filiz Yenişehirlioğlu, “Günümüzde tiftikten elde edilen iplik kalitesinin makinelere uygun olması lazım. Tiftiğin kalitesi de hayvanın beslenmesine, bakım koşullarına bağlı. Besicilikle ilgili sorunlar tekrar canlandırılmasına olanak vermiyor. Tiftiğin yetiştiriciliğini, ekonomik değerini, sanayileşme sürecinde nasıl üretilebileceğini incelemek gerekiyor. Türkiye, ürünü yün olarak ihraç ediyor. Genç nesil bununla ilgilenmiyor. Üreticilerle yaptığımız görüşmelerde, ‘Çobana kız verilmiyor. Oğlumuza kız alamıyoruz’ şeklinde şikâyetler dinledik. Herkes el verirse yeniden eski değerini kazanabilir” dedi.

OSMANLI DÖNEMİ'NİN TEK ANKARA TABLOSU

Ankara’nın 18. yüzyıla tarihlenen, en önemli temsillerinden biri olarak kabul edilen Hollanda Rijksmuseum’daki ‘Ankara Manzarası’ adlı tablo ile ilgili de bilgi veren Yenişehirlioğlu, “18. yüzyılda Ankara ile ticaret yapan Hollandalı tüccarlar bir Ankara tablosu yaptırmış. Bu, Ankara’nın Osmanlı döneminde kalan tek tablosu. Ankara’dan geniş bir görünüm sunarken ayrıca Ankara Kalesi dışındaki ticaret merkezini gösteriyor. Burada keçilerin kırpılışını, yün üretimini ve ticaretin canlılığını tasvir ediyor. Ankara’nın ticareti kale etrafındaki hanlarda ilerliyordu” diye konuştu.

Küratörlüğünü VEKAM Direktörü Filiz Yenişehirlioğlu ve Gözde Çerçioğlu Yücel’in yaptığı “Tarihi Dokumak: Bir Kentin Gizemi Sergisi” 12 Mayıs –16 Eylül tarihleri arasında görülebilecek.

 

 

 
Bahçeli'nin af önerisine Başbakan'dan cevap
 
Barajlara yağış gelmedi ASKİ aboneleri uyardı
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Validen ‘sahte vali’ uyarısı
Ankara Valisi Ercan Topaca, iş adamları, müteahhitler ve vatandaşları ...
Sel yataklarına konut felakettir
15 milyon konutu kapsayan imar barışı ile gündemde olan Çevre ve Şehircilik ...
Caddenin ortasında büyük tehlike
Hürriyet Ankara WhatsApp Şehir Hattı’na gelen okur şikayetlerini yayınlamaya ...
 
25 türden 168 kuşa kimlik halkası
Eymir Gölü'nde kuş kimliklendirme istasyonu altı yıl aradan sonra yeniden ...
Dünyanın en yaşanılabilir 100 şehri belli oldu! Türkiye'den sadece o şehir listede
Dünyanın en yaşanılabilir 100 şehri belli oldu! Türkiye'den sadece o şehir listede
Dünyada sadece Kuşadası’nda yetişiyor, korunması için seferberlik ilan edildi
Orman ve Su İşleri Bakanlığı, dünyada sadece Kuşadası’nda yetişen endemik ...
 
Hafif buruk ama içilebilir
Ankara, 2008’den bu yana -yani tam 10 yıldır- şu konuyu/soruyu tartışır, ...
Sinop'ta yunus ölümleri araştırılıyor
Sinop'taki yunus ölümlerinin sebebi yapılacak analiz sonucu belli olacak.
Başkanla yüz yüze
Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, mahalle toplantılarıyla Çankayalılara ...
 
ANKARA GAZETESİ
ANKARA
YAZARLAR
Vedat Bilgin
Vedat Bilgin
Kemalistleşen milliyetçiler!
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Muhalefete vaat önerileri
Markar Esayan
Markar Esayan
Dr. Frankenstein beyaz Türk müydü?
Mehmet Metiner
Mehmet Metiner
Kısmi bir af gerekli
Dilek YILMAZ
Dilek YILMAZ
FETÖ mücadelesi giderek sulanıyor
Oylum DEMİRAY
Oylum DEMİRAY
Hiç olmazsa çalışan vekillere yapmayın bunu!
TWITTER'DA ANKARA GAZETESİ
FACEBOOK'TA ANKARA GAZETESİ
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Yeni dönemde Terörle Mücadeleyi nasıl buluyorsunuz?

Kötü
Çok iyi

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Ana Sayfa Teknoloji Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Dünya Spor
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri